Tufan Erhürman Logo
GALERİ
Haber Detay
İÇERİK İÇİN AŞAĞI KAYDIRIN
Haberler

Erhürman: Bizim vizyonumuz Kıbrıs Türk halkının vizyonudur

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Tufan Erhürman, geçtiğimiz akşam Güzelyurt Geliştirme ve Kalkındırma Derneği’ni (GÜKAD) ziyaret ederek Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili vizyonunu paylaştı.

GÜKAD Başkanı Mehtun Muslu tarafından karşılanan ve kalabalık bir katılımcı topluluğuna hitap eden Tufan Erhürman Nisan ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik beş yıllık vizyonun üç aylık seçim döneminden çok daha önemli olduğunu vurguladığı konuşmasında önümüzdeki beş yıllık sürenin iyi değerlendirilmemesi halinde Kıbrıs adasının çok şey kaybedeceği endişesini taşıdığını ifade etti.

“Kıbrıs, Hidrokarbon Yatakları Keşfedilmeden de Önemliydi Bizim İçin…”

Annan Planı Referandumu döneminde meydanların dolup taştığını ancak o dönemlerde kimsenin ada etrafındaki hidrokarbon yataklarından haberdar olmadığını dile getiren Erhürman, buna rağmen adanın büyük potansiyele sahip bir ada olduğunun bilincinde olduklarını vurguladı. Hidrokarbonun ortaya çıkmasıyla birlikte bölgede karmaşanın daha da büyüdüğünü anlatan Erhürman, “O yüzden bu Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken biz 3 ayaklı bir vizyonu toplumun dikkatine sunduk. Bu vizyon, CTP’nin uzun süredir üzerinde çalıştığı, tek başına CTP’ye ait olmayan ama Kıbrıs Türk halkına ait bir vizyondur.” dedi.

“Hedef Beşli Konferansın Bir An Önce Toplanmasıdır!”

Çözümün 49 yıldır CTP başta olmak üzere Ada’da kalıcı barış isteyenlerin biricik hedefi olduğunu vurgulayan Erhürman sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu üç ayaklı vizyonun da birinci ayağı bizim için 49 yıldır söylediğimiz gibi bir an önce kapsamlı çözüme ulaşma ayağıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri biter bitmez, Cumhurbaşkanlığı makamının önündeki birinci temel hedef, beşli konferansın toplanmasıdır. Eğer biz bir an önce çözüme gitmek istiyorsak, hiçbir şeyi sıfırdan başlatmak niyetinde olmamamız gerekir. Sıfırdan başlatmak demek, tekrardan 5 yıl, 10 yıl gidecek süreçler demektir. Biz hem burada barış için, hem bölgede kalıcı ve istikrarlı bir barış için Kıbrıs Sorununun bir an önce çözülmesi gerektiğini biliyoruz.”

“Kıbrıs Türk Halkının Yok Sayıldığı Bir Zemini Reddediyoruz!”

“Bizim tavrımız ucu açık olmayan, sonuç odaklı bir müzakereyi bu beşli konferanstan çıkarmamız lazım. O yüzden de bu beşli konferansa giderken çok iyi hazırlanmamız lazım. Kıbrıs Türk halkı yokmuş gibi bir beşli konferans, bizim arzu ettiğimiz şey değil.” diyen Erhürman “Çözüme ulaşana kadar geçecek dönemde, bizim kesinlikle hareketsiz kalmamamız gerekiyor. Crans Montana’dan sonra iki buçuk yılda yaşadıklarımızı yaşamamamız lazım. Bizim kapsamlı çözüme ulaşana kadarki dönemde adım adım çözüme gidecek, barışı adım adım inşa edecek, kendi halkımızı uluslararası toplumla ve uluslararası hukukla adım adım buluşturacak hamleleri yapmamız lazım.” dedi.

“Kıbrıs Sorunu Acilen Dünya Gündemine Yeniden Taşınmalı”

Kıbrıs Sorununun dünyanın gündeminden düşmesine izin verilmemesi uyarısını yapan Erhürman bunun için de proaktif bir dış politika izlenmesi gereğini vurguladı. “Hem adım adım çözüme gitmek için, hem barışın inşasına katkıda bulunmak için, hem de Kıbrıs Türk halkının kendi ayakları üzerinde durmasını sağlamak için proaktif bir dış politika izlemeliyiz” diyen Erhürman “Biz barışı inşa çalışmalarına da katkı koyacak, çözüm irademizi de daha ileriye taşıyacak şekilde bu topraklarda sosyal ve ekonomik kalkınmamız sırasında, sadece dışarıdan gelen katkıyla yetinmek istemiyoruz. Hastanelerimizi yapmak istiyoruz, okullarımızı yapmak istiyoruz, yollarımızı yapmak istiyoruz ve bununla birlikte de dışarıdan daha fazla kaynak değil, turizmde de önümüzün açılmasını istiyoruz. Yüksek öğretimde de önümüze engel çıkarılmamasını istiyoruz.” dedi.

“Cumhurbaşkanı Gerçek Anlamda Topluma Liderlik Etmelidir”

Toplumsal bir seferberlik içerisinde Cumhurbaşkanlığı makamının toplumsal seferberliğin en önemli unsurlarından biri haline getirilmesi gerektiğini vurgulayan Erhürman sözlerini “Gerçek anlamda toplum liderliği ve topluma o liderliği yapacak bir makam haline gelerek bu seferberliği çekip sürüklemek zorundadır diye düşünüyoruz.” Diyerek tamamladı.